Yazı Detayı
27 Temmuz 2016 - Çarşamba 14:42 Bu yazı 2181 kez okundu
 
Dünyanın En Tehlikeli Örgütü
Mehmet Sait Güneş
m-sait12@hotmail.com
 
 

Yaşadıklarımızın öyle çok veçhesi var ki insan başlama noktasını bulmakta zorlanıyor.  

Bu memleket bir çok darbe gördü ama 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı, ülkemin bugüne kadar gördüğü en vahşi, en kanlı darbe girişimidir… 

 

İnsanlarımıza karşı Müslüman ve İmanlı gibi görünüp, Müslümanları arkadan hançerleyen vatan haini bir terör örgütünden söz edeceğim. 

 

Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde askerin gerçekleştirdiği dört önemli darbe var: İlki 27 Mayıs 1960 darbesi, ikincisi 12 Mart 1971 muhtırası, üçüncüsü 12 Eylül 1980 darbesi, dördüncüsü, 28 Şubat 1997 post-modern darbesi…   

 

15 Temmuz’da yaşanan ise “FETÖ/PDY” organizeli ve asker destekli bir ‘darbe kalkışması’ydı. 

  

Hal böyle olunca, aklımıza bu FETO Terör Örgütü nasıl bir örgüttür, amaçları ne, hedefleri ne ve desteği kimden veya kimlerden alıyor? 

 

Bu örgüt zamanında insanlarımızı nasıl kandırmış, bu kadar derin bir yapılanmayla nasıl ortaya çıkmış ona bakmak lazım. 

 

“FETÖ”, kelimesinin açılımı; “Fetullahçı Terör Örgütü”dür ve paralel çetenin resmi belgelere girmiş haline denilmektedir. 

 

Örgütün en önemli hedefinin, yasal veya yasa dışı dinleme, izleme, raporlarla elde ettiği bilgileri tehdit-şantaj olarak kullanmak ve Türkiye'de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek, aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük, etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline gelmek olduğu anlaşılmaktadır. 

 

Örgütün asıl amacının Türkiye'de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek ve aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük ve etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline gelmek olduğunu biliyoruz. 

 

FETÖ’nün ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis ettiği ve bu nedenle mevcut sistemi yıkmak yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenmeyle devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflediği açıkça belirtmiştir. 

 

Kamuoyunda örgüt için daha çok "paralel devlet yapılanması" ve "F tipi örgüt" kavramlarının kullanılmasının temel nedeninin de bu olduğu biliniyordu. 

 

Fetoş liderliğindeki örgütün bilinen yasa dışı örgütlerden çok daha sıkı bir hiyerarşik yapılanması bulunduğu, ona doğrudan bağlı "Tayin Heyeti", "İstişare Kurulu", "Mollalar Grubu" ve "Meclis" olarak adlandırılan birimlerin yer aldığı, örgütün üst organlar olarak bu birimler tarafından idare edildiği aktarılan fezlekede, "Meclis'te alınan kararlar, meclis üyesi olan örgüt mensuplarınca silsile yolu ile en alt birimlere kadar iletilmektedir. 

 

Bu talimatlar hiyerarşi içerisinde yer alan 'dünya imamı, coğrafi bölge imamı, ülke imamı, bölge imamı, il imamı, ilçe imamı, semt imamı, mahalle imamı, ev imamı, ser rehberler, belletmenler, öğrenci ve cemaat mensupları' tarafından gizliliğe, istihbarata ve sır saklamaya özen gösterilerek koşulsuzca yerine getirilmektedir. Ayrıca örgütün mali kaynaklarının ne şekilde kullanılacağını 'mütevelli heyeti' belirlemektedir" ifadeleri kullanılmış. Hepimizin anlayacağı gibi çok tehlikeli bir örgüttür. Bu örgüt için  menfaat, çıkar, mevki ve makam her şeyden önce gelir. 

 

Aslında her feraset ve akıl sahibi insanın sezdiği gibi ben de yıllar önce sezmiş ve ürkmüştüm bu saman altından su yürüten örgütün ne olduğunu.  

 

Yıllardır bu terör örgüt bir “ur” gibi içimizde büyüyüp her alanımıza girmişti.  

 

Bu örgüt öteden beri bana da hep kerih ve tehlikeli gelmişti.   

 

Daha doğrusu bugüne kadar onlarla hep bir mücadele içindeydim… 

 

Öyle zamanlar oldu ki FETÖ’yu eleştirdiğimde, kendisine sempati duyan insanlar (tapan insanlar) “Hoca efendimize laf söyleme, felç olursun, ağzın yamulur” gibi inandırıcı olmayan uyarıda bulunanlar oldu. O kadar ki tapıyorlardı FETOya… 

 

FETO’dan gelen tüm emir ve talimatlar, uşakları tarafından adeta bir hadismiş, bir ayetmiş gibi inanırlardı. 

 

Bu hal ve hareketlerinin islam’la bağdaşmadığını ALLAH’a bir şirk koştuklarını, bir ümmetçi olarak hep dile getirdim. 

 

Bu sebeplerden dolayıdır ki bu terör örgütünden hep tehdit aldım, hep dışlandım. Milyonlarca şükür olsun ki bugüne kadar yaptıklarımdan dolayı vicdanen çok rahatım. Bu örgüte ne bir faydam oldu, nede onların bana bir faydası oldu. 

 

Bir daha Rabbime hamd ediyorum ki, bu örgütün ne bir bardak suyunu içtim nede bir bardak su ikramda bulundum. 

 

Deme ki ALLAH’ın çok sevdiği bir kuluymuşum ki, bu vatan hainlerinin hiçbir şeyini bana nasip etmedi, benim de helal olan maddi ve manevi hiçbir şeyimi onlara nasip etmedi. 

FETÖ’ya yardım ve yataklık eden kim varsa sadece görevden alma veya uzaklaştırmayla olmuyor, bunlar bir de yargılanmalı ve Türk adaletine hesap vermeliler. 

 

Bu hainleri içimizden temizlenene kadar mücadele etmek lazım… 

 

Özellikle belediyelerde kümelenmiş bu hainler hemen görevden alınmalı ve yargıya teslim edilmelidir. 

 

Geçmişten ve şimdiye kadar bu örgütle kimin bağlantısı varsa, hiç taviz verilmemeli gereken yapılmalıdır. Aksi taktirde bu vatan sever vatandaşlar hakkını helal etmeyecektir. 

 

Selam ve Dua ile.. 

 

 

 
Etiketler: Dünyanın, En, Tehlikeli, Örgütü, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı